Gül Eli Değdi

Gül Eli Değdi doğal ürünler ekşimayalı ekmek fermente turşular ve baharatlı reçeller daha neler neler �?

Siparişle Başlayan, Sabırla Şekillenen Bir HikayeSeri üretimin hızına değil; butik üretimin özenine, o tekil ve dürüst k...
02/04/2026

Siparişle Başlayan, Sabırla Şekillenen Bir Hikaye
Seri üretimin hızına değil; butik üretimin özenine, o tekil ve dürüst kalitesine inanıyorum.
Atölyemdeki süreç rafları doldurmak için değil, sizin için başlıyor. Ben sadece sipariş üzerine, size özel hazırlıyorum. Çünkü israfa değil, ihtiyaca göre üretilen; günlerce bekletilmiş değil, taze temperlenip formuna kavuşmuş olanın kıymetine inanıyorum.
Bugün fırınımdan ve tezgahımdan sadece sınırlı sayıda el yapımı çikolata çıktı; sahiplerine ulaşmak için sabırla donmayı ve o ipeksi dokusunu kazanmayı bekliyorlar.
Siz de gerçek, katkısız ve taze çikolata yemek isterseniz, bir sonraki üretim günümden birkaç gün önce benimle iletişime geçmeniz yeterli.
Sabırla beklenen, dürüstçe paylaşılan her sofraya afiyet olsun.

Emeğin ve Zamanın Hakkını vermek 🥖🥖Fabrika ayarlarına değil, fırının doğal ritmine inanıyorum. Benim için üretim; sayıla...
30/03/2026

Emeğin ve Zamanın Hakkını vermek 🥖🥖

Fabrika ayarlarına değil, fırının doğal ritmine inanıyorum. Benim için üretim; sayıların çokluğu değil, her bir somuna aktarılan o tekil dikkattir.

Siz sipariş verdiğiniz an, benim için sadece bir alışveriş değil; atölyemde size özel bir hazırlık süreci başlar.

Hamurun kendi kendine uyanmasını bekliyor, acele etmiyor, doğanın sabrına eşlik ediyorum.

Çünkü biliyorum ki; raflarda bekleyen değil, fırından yeni çıkmış olanın kokusu başkadır.

Bugün fırınımdan sınırlı sayıda, el emeğiyle yoğrulmuş ekşi mayalılarım çıktı. Hepsi, ait oldukları sofralara o dürüst ve temiz tadı taşımak için yola koyuluyor.

Eğer siz de bu zamansız lezzetin bir parçası olmak isterseniz, bir sonraki pişirme günümüzden iki gün önce bana haber vermeniz yeterli. Ben sizin için, size özel yoğurmaya devam edeceğiz.

Sofranızdan emek, tabağınızdan gerçek lezzet eksik olmasın.


Gönül Tadında Bir Hikayedir..Sütlü Çikolata (bizim için “GÖNLÜ GÜZEL”)Gönlü güzel olanın her dokunuşu bir şifadır aslınd...
26/03/2026

Gönül Tadında Bir Hikayedir..
Sütlü Çikolata (bizim için “GÖNLÜ GÜZEL”)

Gönlü güzel olanın her dokunuşu bir şifadır aslında.
Tıpkı bu çikolatanın her bir parçasında saklı olan o kadim emek gibi...

Hayat bizi bazen parça parça edebilir. Önemli olan o parçalarla bile bütün kalabilmek, asaletini ve tadını kaybetmemek. Tıpkı bu çikolata gibi...

Gönlü güzel insanların izinde, her kırık bir hikaye, her hikaye bir tat.

Ne şekli bozulur ruhun, ne de tadı kaçar sevginin.
Yeter ki niyet ‘gönül’ olsun, yeter ki yol ‘güzellik’ olsun.
Kırıklarımızla bile ne kadar bütün,
dağınıklığımızla bile ne kadar asiliz.
Bir-gül eli değsin tüm ömürlere🙏

Evet ben bu günde söz verdiğim üzere çalıştım.Gittiği şehre şifa getirsin. Karabağlar-İzmir (Funda Hnm)Hayat bazen bir b...
21/03/2026

Evet ben bu günde söz verdiğim üzere çalıştım.
Gittiği şehre şifa getirsin. Karabağlar-İzmir (Funda Hnm)

Hayat bazen bir bitter çikolata gibidir; buruk, derin ama bir o kadar da tatlı... 🤎
atölyesinden çıkan bu özel tasarım, kalbin hem kırılganlığını hem de o sarsılmaz gücünü tek bir lezzette buluşturuyor. Bitter çikolatanın asil dokusu, Antep fıstığının canlılığıyla harmanlandı. Her bir ısırık, kendi hikayesini fısıldıyor.
Kalbinizi bu eşsiz deneyimle şımartmaya ne dersiniz?

ÇikolataAşkı ÖzelTasarım GourmetChocolate ButikLezzetler

GÜL-Ü İHSAN🗝️🗝️Mutfağımdan yükselen bu tanıdık koku, sadece ceviz ve tereyağının değil, çocukluğumun en güzel anılarının...
19/03/2026

GÜL-Ü İHSAN🗝️🗝️

Mutfağımdan yükselen bu tanıdık koku, sadece ceviz ve tereyağının değil, çocukluğumun en güzel anılarının da kokusu... Bu gül formlu tatlımın adını, adı gibi kendi de güzel, bana her zaman cömertliği ve sevgiyi öğreten babam İhsan’ın anısına ‘Gül-ü İhsan’ koydum. Her kıvrımında emeğim, her tadında babamın sevgisi var...
Gittiği eve bayram şenliği getirmesi niyetiyle ..

Kimileri ona “Kaya” der, kimileri “Perişan”. Ama bizim mutfağımızda o, bir gönül harmanı.Tam buğdayın sadeliği, sarı buğ...
18/03/2026

Kimileri ona “Kaya” der, kimileri “Perişan”. Ama bizim mutfağımızda o, bir gönül harmanı.
Tam buğdayın sadeliği, sarı buğdayın bereketi ve malt ununun o kendine has karakteri bir arada... İçine biraz çocukluk neşesi (kuru üzüm ve çikolata), biraz toprak kokusu (yer fıstığı) ve içimizi ısıtan baharatları kattık. Kendi hazırladığım “kahve miski” ise bu harmanın gizli imzası oldu.
Şekli dağınık olabilir, ama lezzeti tam bir bütün.
✨ Sizin için, sevgiyle harmanlandı.

Sipariş sahiplerine son çağrı 😉
“Harman-ı Gönülleriniz hazır atölyeden alabilirsiniz.

HARMAN-I GÖNÜL
“Toprağın bereketi ve gönlümüzün neşesiyle harmanlandı.”
Bu Kurabiyenin Hikayesi:
Kadim buğdayların (Tam Buğday, Sarı Buğday) malt unuyla buluştuğu, baharatın şifası ve yemişin enerjisiyle zenginleşen özel bir reçetedir. İçindeki her bir malzeme, damağınızda ayrı bir iz bırakmak için seçildi.
İçindekiler:

• Unun En Doğalı: Tam Buğday, Sarı Buğday ve karakter katan Malt Unu.

• Doğadan Tatlar: Kuru Üzüm, Yer Fıstığı ve Çikolata Parçaları.

• Isıtan Baharatlar: Tarçın, Zencefil, Karanfil Tozu ve atölyemize özel hazırlanan Kahve Misli.

• Temel Dokunuş: Tereyağı, Yumurta, Sıvı Yağ.

Üretim Notu:
Ürünlerimiz küçük partiler halinde, geleneksel yöntemlerle ve hiçbir koruyucu madde içermeden hazırlanmaktadır.

Sizin için taze fırınlandı”

Afiyet ve şifa olması dileğiyle...
Gulelidegdi Atölye

Bu tarif bir harika ; Limonun ferahlığı ve bisküvinin o klasik dokusu tam bir yaz akşamı kurtarıcısı.🍋 İnkum Rüzgarında ...
13/03/2026

Bu tarif bir harika ;

Limonun ferahlığı ve bisküvinin o klasik dokusu tam bir yaz akşamı kurtarıcısı.

🍋 İnkum Rüzgarında Bir Yaz Esintisi:
Limonlu Pasta
İnkum’un hırçın dalgaları kıyıya her vurduğunda, havada o iyot kokusuyla karışık serin bir esinti yayılır. İşte bu pasta, o hırçın denizin ardından gelen o sakin, serin akşam üzerlerinin tadıdır.
🌊 Malzemelerin Dansı
🍋Temel Direk: 2 paket Petit Beurre bisküvi (Tıpkı kıyıdaki kayalar gibi sağlam).
🍋Güneşin Rengi: 3 yumurta, 2 limonun kabuğu ve suyu.
🍋Tatlı Esinti: 1,5 su bardağı şeker.
🍋Bağlayıcı Güç: 4 çorba kaşığı mısır nişastası.
🍋Yumuşak Dokunuş: Vanilya, 4 su bardağı süt, 1 su bardağı su.
🍋Parlaklık: 100 gr. tereyağı (Dalgaların üzerindeki köpükler gibi pürüzsüz)

🌪️ Hazırlanışı: Dalgaların Ritmiyle
🌊Fırtına Öncesi Hazırlık: Önce yumurtalar ve limon suyunu, İnkum’un rüzgarı gibi hızlıca çırpın. Ayrı bir köşede şeker, vanilya ve nişastayı sessiz bir sahil gibi karıştırıp bekletin.
🌊Karışan Sular: Şimdi tüm malzemeyi (yumurtalı karışım, süt, su ve nişastalı harç) bir tencerede buluşturun. Tıpkı nehrin denizle kavuşması gibi... Sürekli karıştırarak pişirin.
🌊Limanın Kokusu: Muhallebi kıvam aldığında, o ferah limon kabuklarını ekleyin. Ateşten alırken tereyağını ilave edip çırpın ki; kremanız güneşin denize vurduğu anki gibi parlasın.
🌊Kıyıya Vuruş: Dikdörtgen bir borcama, bir sıra bisküviyi “dalga kıran” gibi dizin. Üzerine sıcak limonlu kremayı dökün. Bu kat kat dizilim, İnkum’un falezleri gibi katman katman yükselsin.
💥💥💥Not: Pastanızı buzdolabında dinlendirirken, İnkum’un o hırçın dalgalarının sesini hayal edin. Soğudukça tadı oturacak, ferahlığı tüm evi saracaktır.

Atölye
Gül Kalyoncu Başoğlu

🎯🎯🎯Maya Hanım’ın Kaprisi ve Bizim Pervane Halimiz 💅🍞“Ev ahalisine yaklaşık 8 yıldır bir fert eklendi desek yalan olmaz; ...
10/03/2026

🎯🎯🎯
Maya Hanım’ın Kaprisi ve Bizim Pervane Halimiz 💅🍞

“Ev ahalisine yaklaşık 8 yıldır bir fert eklendi desek yalan olmaz; ama bu biraz fazla protokolcü. Hanımefendi (Ekşi Maya) kafasına göre takılıyor. Oda bir derece soğuk olsa küser kabarmaz, unun markasını beğenmezse yayılır oturur, geç beslesen hemen ekşir ‘beni unuttun’ der... Yani evde resmen bir ‘maya diktatörlüğü’ ilan edildi!
Hele o yoğurt beyefendi? Aman sarsmayın, aman yerini değiştirmeyin, aman üzerini çok örtmeyin! Terleyince sulanan, yerini yadırgayınca tutmayan o asil duruşu...
Günün sonunda kaşığı daldırdığında o ‘taş gibi’ duruşu görmek ya da fırından çıkan o çıtırtıyı duymak; sanki bütün o kaprisleri, nazları ben çekmemişim gibi bir huzur veriyor. Sabrın sonu selamet, fırının sonu bereket... 🙏✨
Sizin evde de mutfağın gizli patronu kim? Maya mı, siz mi? 👇”

🌹🌹🌹🌹Mutfağımda Kendi Baharımı FilizlendiriyorumBazıları baharı dışarıda, ağaçların tomurcuklanmasında arar. Benim baharı...
08/03/2026

🌹🌹🌹🌹
Mutfağımda Kendi Baharımı Filizlendiriyorum
Bazıları baharı dışarıda, ağaçların tomurcuklanmasında arar. Benim baharım ise mutfağımın o kendine has, huzurlu ritminde gizli.
Mutfağım, sadece bir hazırlık alanı değil; sabrın, emeğin ve yaratıcılığın hayat bulduğu bir atölye. Sabahları canlı bir varlık gibi olan mayalarla selamlaşarak başlıyorum güne; onların o minik, eşsiz yaşam enerjisini beslemek, benim için her gün yeniden başlamak demek.
Tezgahımda bir dönüşüm şöleni var: Kavanozlarda sabırla demlenen fermente turşular, zamanın lezzete dönüşen dokunuşu... El yapımı çikolataların o baş döndürücü kokusuyla, kendi ellerimle öğüttüğüm fındık ve fıstıkların sürülebilir lezzete dönüşmesi... Hepsi birer küçük mucize. Glutensiz ya da geleneksel; fırından gelen her kurabiye kokusu, mutfağımda kurduğum o güçlü, bağımsız ve lezzetli dünyanın bir parçası.
Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle; üretmekten vazgeçmeyen, her malzemeye şefkatle dokunan, kendi emeğiyle kendi “yeni baharını” yaratan tüm kadınlara selam olsun.
Çünkü biz kadınlar, sadece yemek yapmıyoruz; biz sabrı, sevgiyi ve emeği karıştırıp hayata lezzet katıyoruz. Kendi mutfağında, kendi işinde, kendi hayatında baharı çiçek açtıran tüm kadınların günü kutlu olsun! 🌹🌹🌹
Peki, sizin mutfağınızda bugün hangi kokular, hangi baharlar yeşeriyor? .
ElYapımı KadınGücü
Gül Kalyoncu Başoğlu
Atölye

🍞 Bir Bankacı, Bir Mühendis ve Bir Kavanoz Maya: “Deli Deli Küpeli” Ekmek GünlüğüBazı dostluklar kahveyle başlar, bazıla...
07/03/2026

🍞 Bir Bankacı, Bir Mühendis ve Bir Kavanoz Maya: “Deli Deli Küpeli” Ekmek Günlüğü
Bazı dostluklar kahveyle başlar, bazıları ise un pusunun içinden doğar. Benimki de öyle oldu. Hayatımızın “yeni baharında”, emekliliğin tadını çıkarmak yerine kafayı mayalarla bozmuş iki “yol arkadaşı” olarak bulduk kendimizi.
Bir tarafta emekli bir Ziraat Mühendisi olan canım Gülsüm Ablam, diğer tarafta ise ömrünü rakamlarla geçirmiş bendeniz, emekli bir Bankacı. Biri toprağın dilinden anlıyor, diğeri hesabın kitabın... Bir araya gelince ne mi oldu? Ortaya hilesiz, hurdasız, bol kahkahalı ve mis kokulu bir “Ekmek Mesaisi” çıktı!Neler Yapmadık ki?
• Gecenin bir yarısı “Maya kabardı mı?” mesajlaşmaları,
• “Senin gözenekler neden büyük oldu?” sorgulamaları,
• Laboratuvar titizliğinde yapılan un araştırmaları...
Birbirimize her an yazar çizer, dedektif gibi sorup soruştururduk. O bana bu zorlu ama mis kokulu yolculukta sadece bir yol arkadaşı değil; sırdaş, yoldaş ve tam anlamıyla bir “ekmek dostu” oldu. Beraber çok fırın ekmek yemedik belki ama çok fırın ekmek patlattık! Sonunda unumuz birbirine karıştı, biz “can” olduk.
“Küçük Dev Adam”: 400 Gramlık Hassas Mühendislik
Ekşi maya dünyasına adım attığımız o ilk günlerde, mutfağımızı bir laboratuvara çeviren o meşhur reçetemizi sizlerle paylaşıyoruz. Bu tarif, bizim “ilk göz ağrımız”.
İçinde %80 Ekmeklik Un, sağ kolunda antik efsane Kavılca, sol kolunda ise makarnalık sert delikanlı Sarı Buğday var. İşte adım adım o “hassas operasyon”:

🔬 1. Perde: Otoliz ve "Pencere" Operasyonu
Sabah 08:00'de disiplinli mayamız (1:1:1 beslenmiş, tam bir görev adamı!) gücünün zirvesindeyken un ve suyla buluşuyor. 1 saatlik o meşhur Otoliz Uykusu başlıyor.
Kritik An: Saat dolduğunda hamuru nazikçe açıyoruz. Eğer yırtılmadan size gülümsüyorsa, "Gluten Penceresi" vizesini aldınız demektir! Hemen tuz ekleniyor ve hamur "kaymak" kıvamına gelene kadar yoğruluyor. Hedefimiz: Tam 28°C. Termometre bile bu dengeden mutlu!
🤸 2. Perde: Hamur Yogası ve Buz Odası
Katlamalar: Her 30 dakikada bir, toplam 3 kez. Hamur adeta yoga yapıyor; esniyor, güçleniyor ve karakter kazanıyor.
Mühürleme: Ön ve son şekil aşamasında hamura "Sen artık bir ekmeksin" mesajını verip altını sıkıca mühürlüyoruz.
Derin Uyku: Sepete yerleşen hamur, doğruca +4-+6 C'deki Buz Odası'na (buzdolabı) gönderiliyor. 12-18 saat sürecek o sabır testi başlıyor.
🔥 3. Perde: Buhar Banyosu ve Final
Fırın 30 dakika boyunca "Ben hazırım!" diye bağırırken, ekmek dolaptan vakur bir şekilde çıkıyor. Üzerine imza desenimiz (skorlama) atılıyor ve:
İlk 20 Dakika: 230 derecede, bol buhar eşliğinde hamur şaha kalkıyor.
Tahliye: Buhar kapları dışarı! Nem atılıyor, fırın rahatlıyor.
Son 20 Dakika: Derece 200'e iniyor, kabuk karamelize oluyor ve o efsane çıtırtı mutfağa doluyor.
🏁 Sabır Testi (Altın Kural!)
Fırından çıkan sanat eseri telin üzerinde. Ama bankacı titizliğiyle söylüyorum: "Kesmek yasak!" En az 30 dakika bekliyoruz ki içindeki doku otursun.
💡 Ufak Bir İpucu: %10 Kavılca ve %10 Sarı Buğday ekmeğe muazzam bir fındıksı aroma ve hafif sarı bir iç doku (crumb) katacaktır. Biz denedik, can olduk; siz deneyin, şifa olsun!
Gül Kalyoncu Başoğlu
Atölye

🥖🥖🥖Tarif Yorumlarda🥖🥖🥖

Sofranın Sessiz Sedasız EmektarıEskiden ekmek, sofranın **”fedai”**siydi. Ortada yemek az mı? Ban ekmeğe, doydun gitti. ...
06/03/2026

Sofranın Sessiz Sedasız Emektarı
Eskiden ekmek, sofranın **”fedai”**siydi. Ortada yemek az mı? Ban ekmeğe, doydun gitti. O zamanlar ekmek dediğin; mahalle fırınından gelen, koltuğunun altına sıkıştırdığında montunu un eden, eve varana kadar kenarından koparıp yemezsen yolun bitmediği o samimi dosttu.
Ucuzdu. Öyle ki, fiyatına zam geleceği zaman yer yerinden oynar, “Ekmekle oynamayın!” sesleri yükselirdi. Kimse “Ay bu beyaz un, insülinimi zıplatır mı?” demezdi. Ekmeğin tek bir görevi vardı: Karın doyurmak. Kutsaldı. Yerde görünce öpüp başa konur, yüksek bir yere kaldırılırdı.
Şimdi ise ekmek; sanki buğday tarlasından değil de, biyolojik silah laboratuvarından çıkmış gibi muamele görüyor. Diyetisyenlerin elinde bir “suç aleti”, fırıncıların elinde ise “taksitli bir yatırım aracı” artık.
Netice-i Kelam
Ekmek artık sadece un ve suyun buluşması değil; bir sınıf çatışmasının tam ortasıdır. Fakirin ulaşamadığı bir “lüks”, zenginin ise “sağlıklı kalmak için” korkarak ama servet dökerek yediği bir “eylem” haline geldi. Eskiden ekmek için “Aslanın ağzında” derlerdi, şimdi ise ekmek; aslanın ağzından kaçmış, bir gurme restoranında “kuver” ücreti olarak karşımıza dikilmiş durumda.
Peki, bu “lüks ve terör” sarmalından kurtulup, mutfakta kendi küçük “ekmek devrimini” başlatmak ister misin? Sana cüzdanını yormayacak, fırından o eski samimi kokuyu evine getirecek bir “ev yapımı” taktiğim var.
En kısa zamanda, güle oynaya tüm ayrıntıları ile anlatacağım.
İçini ferah, algını açık tut.
Siz ne düşünüyorsunuz? Ekmek gerçekten sofralarımızın vazgeçilmezi mi, yoksa artık “suçlu” ilan edip uzak mı durmalı? Yorumlarda buluşalım!

Yatılı Okulun “Koli” Kardeşliğiİlkokulun o oyun dolu günleri geride kalmıştı.Ben denizde iki ablam gibi yatılı okul sına...
05/03/2026

Yatılı Okulun “Koli” Kardeşliği
İlkokulun o oyun dolu günleri geride kalmıştı.Ben denizde iki ablam gibi yatılı okul sınavlarına girmiş ve kazanmıştım. Kazandığım “Devlet Parasız Yatılı” sınavı, benim için sadece bir okulun değil, erkenden büyümek zorunda kaldığım yeni bir hayatın kapısını aralamıştı. Artık “yatılı” olacaktım.O yaşın çocuksu heyecanıyla karışık bir mutluluk vardı içimde; ama aynı zamanda vedalaşmayı, kendi valizini toplamayı ve küçücük yaşta kendi ayaklarının üzerinde durmayı da öğrenmek zorundaydım.
Ancak her tatil dönüşü, yanımızda sadece kıyafetlerimin olduğu sıradan bir bavul taşımazdım. Asıl hazinem,kimi zaman boyumdan büyük olan ve koridorlarda güç bela sürükleyerek taşıdığım o efsanevi gıda kolisiydi.
Yatılı okuyanlar o kolinin ağırlığının aslında ne hissettirdiğini çok iyi bilirler. O koli sadece yemek değil, eve dair her şeydi; hasretti, teselliydi. Kapağı açıldığında odaya yayılan o mis gibi koku; annemizin sevgisi, mutfağımızın sıcaklığı ve evimizin ruhuydu. İçinde neler olmazdı ki... Özenle sarılmış sarmalar, kavanozda memleket havası taşıyan reçeller çaykurun eski çay teneke kutusu içinde özenle kırılmaması için dizilmiş kaşık helvaları annemin o meşhur acıkası birbirinden lezzetli çeşit çeşit kurabiyeler ve elbette o meşhur mermer kek.
İşte bu kekin hikayesi, ranzaların arasındaki sessiz fısıltılara, akşam etütlerinden sonra yorgan altında yapılan o gizli ziyafetlere dayanır. O koli asla sadece bizim için açılmazdı; çünkü yatılı okulda “kardeşlik” diye sarsılmaz bir gerçek vardı. Bir dilim kek, birkaç çatalla paylaşıldığında dünyanın en lüks sofrasından daha lezzetli gelirdi bize. Bizimkisi, paylaştıkça eksilen değil; bölüştükçe çoğalan ve kalbimizi ısıtan bir ev özlemiydi.

Annemin hazırladığı “MERMER KEK”

Malzemeler (Anne Ölçüsüyle)
3 adet yumurta: (Marketten aldığın o 'organik' yazan ama tavuk görmemiş yumurtalardan olsa da olur, yeter ki oda sıcaklığında olsun.)
1.5 su bardağı toz şeker: (Diyetteysen "bu kadar şeker çok değil mi?" dersin ama o keki kek yapan tam da o şeker; korkma, ye.)
1 su bardağı süt: (Varsa tazesinden, yoksa kutudan; mermer kek her türlü kabul eder.)
1 su bardağı sıvı yağ: (Zeytinyağı koyup tadını ağırlaştırma, çiçek yağı candır.)
2.5 - 3 su bardağı un: (Bunu "göz kararı" kıvamına gelene kadar ekleyeceğiz ama şimdilik bu ölçüde kal.)
1 paket kabartma tozu & 1 paket vanilya: (Kekinin kabarıp sönmemesi için kimyasal desteğimiz şart.)
2 yemek kaşığı kakao: (İşte o "mermer" desenini verecek olan asıl aktör.)
Bir fiske tuz: (Tatlıyı dengeler, sanki gurme bir dokunuş yapıyormuşsun hissi verir.

ADIM ADIM HAZIRLANIŞI

Gürültü Seansı: Yumurtaları ve şekeri, o şekerler iyice eriyip karışım bembeyaz olana kadar çırp. Mikserin sesi alt komşuyu rahatsız etmiyorsa yeterince çırpmamışsın demektir.
Sıvı Teması: Sütü ve yağı ekle. Burada çok nazik davranmana gerek yok, sadece şöyle bir çevirsen yeter.
Tozlu Yollar: Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyerek ekle. "Eleyince ne değişiyor?" deme, keki kabartan o giren hava, senin becerin değil. Spatula ile (veya annelerimizin o emektar tahta kaşığıyla) yavaşça karıştır.
Sanatçı Dokunuşu: Hamurun yaklaşık üçte birini başka bir kaba ayır ve içine kakaoyu ekle. Eğer çok koyu olursa içine bir kaşık süt damlat ki diğer hamurla küsmesinler.
Mermerleşme: Yağlanmış kek kalıbına önce beyaz hamuru dök, sonra üzerine kakaoluyu gezdir. Bir kürdan veya bıçak ucuyla şöyle bir "S" harfi çiz. Fazla kurcalama, mermer deseni yapacağım derken ebru sanatına dönmesin, hepsi birbirine karışır.
Sabır Testi: Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 35-40 dakika pişir. İlk 20 dakika fırının kapağını açma; kek küser, sönür, sonra "bu tarif neden olmadı" dersin.
Püf Noktaları (Anne Tavsiyeleri)
Test: Kürdanı batırdığında temiz çıkıyorsa olmuştur. Çıkmıyorsa "içi ıslak daha güzel" diyerek kendini kandırabilirsin.
Sunum: Yanına tavşan kanı bir çay demle. Kek sıcakken kesilmez ama o kokuya dayanamayıp keseceğini hepimiz biliyoruz.
Not: Bu kek, yanında gıybetle tüketildiğinde kalorisi %20 oranında (hayali olarak) azalır.
Bu tarifi denedikten sonra yanına yakışacak limonlu bir çay mi istersin, yoksa "bu kekin yanına hangi dizi gider" diye mi sorarsın? Orasını ben bilemem benim bildiğim hala ilk günkü sıcaklığında her görüştüğümüzde devam eden YATILI OKUL KIZ KARDEŞLIĞI…
Gül Kalyoncu BAŞOĞLU
Atölye

🥮🥮TARİF YORUMLARDA🥮🥮

Address

Bartın

Telephone

05306620653

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Gül Eli Değdi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Gül Eli Değdi:

Share